Türk kültüründe bir inanış vardır: İnsan, içini dökmek için bir sabır taşı bulur. Ona anlatır — sevincini, kederini, öfkesini, utancını. Taş sustukça yük hafifler. Ve bir gün taş çatlar — o an insan anlar ki içini dökmüş, arınmıştır.
Ama sabır taşı yalnızca Türk geleneğine özgü değildir. Dünyanın dört bir yanında, farklı biçimlerde, aynı ihtiyaç ortaya çıkmıştır: İnsanın, yargılanmadan, dinlenmesi gereken bir nesneye ya da mekâna ihtiyacı vardır.